KORUNMASIZ GENÇLERİN DAHA İYİ VE KAPSAYICI SPOR VE GENÇLİK ALTYAPISIYLA GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ’NİN 8. YÖNLENDİRME KOMİTESİ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Avrupa Birliği finansmanıyla, KfW Kalkınma Bankası’nın uygulama ve finansman iş birliği, Göç İdaresi Başkanlığı’nın FRIT kapsamındaki koordinasyonu ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın güçlü kurumsal sahipliğiyle yürütülen “Korunmasız Gençlerin Daha İyi ve Kapsayıcı Spor ve Gençlik Altyapısıyla Güçlendirilmesi Projesi”nin 8. Yönlendirme Komitesi Toplantısı 18.06.2026 tarihinde çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Toplantıda, projenin ilk aşamasında tamamlanan yatırımlar, ikinci aşamada devam eden çalışmalar, yeni tesislerin yapım ve ihale süreçleri, sosyal uyum hedefleri ile iletişim ve görünürlük faaliyetleri kapsamlı biçimde değerlendirildi.
8. Yönlendirme Komitesi Toplantısı; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, KfW Kalkınma Bankası ve projenin uygulama birimlerinden temsilcileri bir araya getirdi. Toplantının ana gündemini, bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin değerlendirilmesinin yanı sıra projenin 2028 yılı sonuna kadar uzanan ikinci aşamasındaki uygulama takvimi ve öncelikler oluşturdu.
Toplantının açılışında KfW Kalkınma Bankası Bölüm Başkanı Florian Sekinger, projenin bugüne kadar ortaya koyduğu somut sonuçlara ve tesislerin sahadaki kullanımına dikkat çekti. İlk aşamada futbol sahaları, tenis kortları, gençlik merkezleri ve spor salonlarının tamamlanarak gençlerin kullanımına sunulmasının önemli bir başarı olduğunu belirten Sekinger, Adana ve Mersin’de gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde tesislerin ne kadar yoğun kullanıldığına doğrudan tanıklık ettiklerini aktardı.
Projenin, özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda devam ettirilmesinin önemine işaret eden Sekinger, ilk aşamanın başarıyla tamamlanmasının ardından ikinci aşamanın da uygulamaya geçtiğini belirtti. İlave finansmanla birlikte yeni tesislerin hayata geçirilmesinin, projenin ortaya koyduğu kazanımların daha geniş bir alana taşınması açısından önemli olduğunu vurgulayan Sekinger, toplantının proje ortakları arasında verimli ve yapıcı bir değerlendirme sürecine vesile olması temennisini dile getirdi.
Toplantının kurumsal koordinasyon boyutunda Göç İdaresi Başkanlığı’nın değerlendirmeleri, projenin gençlik ve spor politikaları ile sosyal uyum ve göç yönetimi arasındaki bağlantısını ortaya koydu. Ahmet Dalkaran tarafından aktarılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin göç yönetimi alanında yürüttüğü çok yönlü politikalar ve kurumlar arası koordinasyonun yanı sıra gençlik ve spor faaliyetlerinin sosyal uyum açısından taşıdığı önem öne çıktı.
Gençlik ve spor faaliyetlerinin yalnızca sportif katılımı artıran çalışmalar olmadığı; aynı zamanda gençlerin toplumsal hayata katılımını, birlikte yaşam kültürünü ve toplumsal huzur ve güvenliği destekleyen bir niteliğe sahip olduğu vurgulandı. Bu yönüyle projenin, göç politikalarını destekleyen ve farklı toplulukların sosyal bağlarını güçlendiren önemli bir uygulama alanı oluşturduğu ifade edildi. Göç İdaresi Başkanlığı ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve KfW arasındaki iş birliğinin de projenin etkin biçimde yürütülmesinde önemli bir rol üstlendiği belirtildi.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Mali İşbirliği Başkanı Maria Luisa Bilgonski ise Yönlendirme Komitesi toplantısına ilk kez katıldığını, ancak projeyi saha ziyaretleri aracılığıyla yakından takip ettiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl Malatya’da gerçekleştirilen saha ziyaretinde çocukların ve gençlerin spor tesislerinden aktif biçimde yararlandığını görmenin, projenin sahadaki karşılığını ortaya koyduğunu belirten Bilgonski, spor faaliyetlerinin özellikle deprem bölgesinde yalnızca fiziksel aktivite açısından değil, sosyal ve psikolojik açıdan da önemli bir işlev gördüğüne dikkat çekti.
Spor ve eğlence faaliyetlerinin stres altında bulunan çocuk ve gençlerin birbirleriyle iletişim kurmasına, sosyal bağların güçlenmesine ve toplulukların yeniden bir araya gelmesine katkı sağladığına vurgu yapılırken, bu alanların gençlerin psikolojik iyi oluşunu destekleyen önemli unsurlar olduğu belirtildi. Projenin bugüne kadar somut sonuçlar ortaya koyduğu ve ikinci aşamayla birlikte bu etkinin daha da genişletileceği ifade edildi.
Bilgonski’nin değerlendirmelerinde projenin iletişim ve görünürlük boyutu da önemli bir yer tuttu. Avrupa Birliği finansmanıyla gerçekleştirilen yatırımların kamuoyunda daha görünür hâle getirilmesinin yalnızca bir tanıtım faaliyeti olmadığı; hesap verebilirlik, şeffaflık ve kamu güveninin önemli bir parçası olduğu vurgulandı. Bu doğrultuda iletişim faaliyetlerinin Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın liderliğinde daha etkin ve görünür biçimde sürdürülmesinin önemi ortaya konuldu.
Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin tarafından yapılan değerlendirmeler ise projenin Türkiye genelinde ortaya koyduğu altyapı kazanımını ve ikinci aşamayla birlikte ulaşacağı yeni ölçeği ortaya koydu. 2020-2025 yılları arasındaki ilk aşamanın yaklaşık 25 milyon avroluk bütçeyle başarıyla tamamlandığı ve 12 ilde toplam 23 gençlik ve spor tesisinin hizmete sunulduğu belirtildi. Bu yatırımların 5 gençlik merkezi, 4 spor salonu, 1 yüzme havuzu, 12 futbol sahası ve 1 tenis kortundan oluştuğu aktarıldı.
İlk aşamanın tamamlanmasının ardından, 6 Şubat 2023 depremlerinin etkilerinin azaltılmasına katkı sağlamak ve bölgedeki gençlere yönelik yatırımları sürdürmek amacıyla ikinci aşamaya geçildi. Bu kapsamda 22,5 milyon avroluk ilave hibe kaynağı sağlanırken, ikinci aşamada 4 spor salonu, 3 gençlik merkezi ve 1 spor kompleksinden oluşan toplam 8 yeni tesisin hayata geçirilmesi planlandı. Tesislerin 2028 yılı sonuna kadar tamamlanarak hizmete sunulması hedefleniyor.
Projenin temel yaklaşımının fiziksel altyapı yatırımlarının ötesine geçtiği de toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Türk gençleri ile geçici koruma altındaki Suriyeli çocuk ve gençlerin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin proje kapsamındaki faaliyetlerden yararlanması hedeflenirken, sporun sosyal uyuma katkısından mümkün olan en yüksek düzeyde faydalanılması amaçlanıyor.
Bu kapsamda gençlik merkezleri, spor salonları, futbol ve tenis sahaları aracılığıyla çocuk ve gençlerin sportif ve sosyal faaliyetlere katılımının artırılması; sosyal dışlanmanın azaltılması; gençlerin suça ve bağımlılığa yönelmelerini önleyici faaliyetlerin desteklenmesi ve farklı topluluklar arasındaki sosyal bağların güçlendirilmesi hedefleniyor. Projenin hedef kitlesi 6-30 yaş arasındaki Türk çocuk ve gençleri ile geçici koruma altındaki Suriyeli çocuk ve gençlerden oluşuyor.
Toplantının proje uygulama sürecine ilişkin sunumunda Başak Ekinci, projenin ikinci aşamasına geçiş sürecini, mevcut bütçe yapısını, tamamlanan tesisleri ve yeni yatırımların uygulama takvimini ayrıntılı biçimde ele aldı. 2020 yılından bu yana proje ekibinin içerisinde yer alan Ekinci, deprem sonrasında sağlanan ilave kaynakla sözleşme tadilinin gerçekleştirildiğini ve projenin ikinci aşamasına geçildiğini belirtti.
Başlangıçta beş yıllık olarak planlanan projenin ikinci aşamayla birlikte 2028 yılı sonuna kadar uzanan daha kapsamlı bir uygulama dönemine dönüştüğü ve toplamda yaklaşık 47,5 milyon avroluk kaynakla 12 ilde 31 tesisin hayata geçirilmesinin hedeflendiği aktarıldı.
İkinci aşama kapsamında gerçekleştirilecek yatırımların hazırlık ve ihale süreçlerinde gelinen nokta da toplantıda ayrıntılı biçimde ele alındı. Batman Merkez Kardelen, Gaziantep Nizip, Adana Sarıçam ve Adıyaman Gölbaşı’nda spor salonları; Mardin Artuklu, Hatay Samandağ ve Kahramanmaraş Pazarcık’ta gençlik merkezleri; Şanlıurfa Bozova’da ise spor kompleksi yapılması planlanıyor. Böylece farklı bölgelerin ihtiyaçlarına göre şekillenen yeni yatırımlarla projenin altyapı kapasitesinin genişletilmesi hedefleniyor.
Yeni tesislerin yalnızca spor faaliyetlerine yönelik alanlar olarak değil, gençlerin farklı sosyal ve kültürel faaliyetlere katılabilecekleri kapsayıcı yaşam alanları olarak tasarlanması planlanıyor. Spor salonlarında basketbol ve voleybol gibi branşlara yönelik kullanım imkânlarının oluşturulmasının yanı sıra gençlik merkezlerinde çeşitli sosyal, eğitimsel ve sportif faaliyetlere imkân sağlayacak alanların oluşturulması öngörülüyor.
Batman Kardelen’de yapılacak tesisin toplam 1.388 metrekarelik inşaat alanına sahip olacağı, ilgili yapım paketinin içerisinde üç spor salonu ve bir gençlik merkezinin bulunduğu bilgisi paylaşılırken, Batman’daki yatırımın yapım sürecinin başladığı da aktarıldı.
Projenin uygulama süreçlerinde mali disiplin, teknik kalite ve denetim mekanizmaları da öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Proje kapsamında Hazine Kontrolörleri Kurulu tarafından gerçekleştirilen düzenli denetimlerin yanı sıra Avrupa Birliği ve KfW tarafından gerçekleştirilen denetimlerin de sürdüğü belirtildi. Yapılan mali ve yapı denetimlerinin herhangi bir sorgu veya bulgu konusu olmadan tamamlanmış olması, projenin uygulama süreçleri açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirildi.
Projenin iletişim ve görünürlük çalışmalarının ikinci aşamadaki planlaması ise Serhat Tok tarafından aktarılan bilgiler çerçevesinde değerlendirildi. İlk aşamada yaklaşık 381 bin avroluk iletişim ve görünürlük bütçesi kullanılırken, ikinci aşamada yaklaşık 210 bin avroluk kaynak ayrılması ve toplam iletişim ve görünürlük bütçesinin yaklaşık 592 bin avroyaulaşması planlanıyor.
Bu kaynağın önemli bir bölümünün sahada gerçekleştirilecek etkinliklere ayrılması öngörülüyor. Temel atma törenleri, tesis açılışları, halk bilgilendirme toplantıları, spor turnuvaları ve çeşitli spor faaliyetleri, projenin ikinci aşamasında kamuoyuyla doğrudan buluşacağı başlıca etkinlikler arasında yer alıyor.
2025-2028 döneminde toplam 23 etkinlik gerçekleştirilmesi planlanırken, bu kapsamda 4 temel atma töreni, 4 tesis açılışı, 6 Yönlendirme Komitesi toplantısı ve 8 spor turnuvası ve etkinliğinin düzenlenmesi öngörülüyor. Avrupa Spor Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı gibi gençlik ve spor açısından önem taşıyan gün ve haftaların da proje faaliyetleriyle ilişkilendirilmesi planlanıyor.
İletişim faaliyetlerinin yalnızca etkinliklerle sınırlı tutulmaması, projenin sahadaki sonuçlarının dijital mecralar ve geleneksel medya aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Projenin web sitesi ve sosyal medya kanallarının etkin kullanımı, tesislerin yapım ve açılış süreçlerinin görünür kılınması, spor faaliyetlerinin kamuoyuyla paylaşılması ve proje kapsamında ortaya çıkan başarı hikâyelerinin kayıt altına alınması bu yaklaşımın temel unsurları arasında bulunuyor.
Bu çerçevede iletişim, projenin uygulama sürecini destekleyen tamamlayıcı bir unsur olmanın ötesinde, Avrupa Birliği finansmanının sahadaki somut karşılığını kamuoyuna aktaran ve projenin hesap verebilirliğini güçlendiren stratejik bir araç olarak ele alınıyor.
Toplantının ilerleyen bölümünde KfW Kalkınma Bankası temsilcisi Fabian tarafından yapılan değerlendirmelerde, projenin uygulama sürecindeki ilerlemeden duyulan memnuniyet ortaya konuldu. Özellikle inşaat ihalelerinin başarıyla tamamlanarak sözleşme aşamasına gelmesi, proje uygulamasının önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendirildi.
Proje paydaşları arasındaki güçlü iş birliğinin devam etmesinin önemine dikkat çekilirken, uygulama sürecinde elde edilen ilerlemenin önümüzdeki dönemde de aynı koordinasyon ve kararlılıkla sürdürülmesi yönündeki beklenti ifade edildi.
Toplantının değerlendirme bölümünde projenin yalnızca tesis inşa eden bir yatırım programı olmadığı; sporun gençlerin hayatındaki dönüştürücü gücünden yararlanan, sosyal uyumu destekleyen ve farklı toplulukların ortak alanlarda bir araya gelmesine imkân sağlayan bir sosyal yatırım niteliği taşıdığı bir kez daha ortaya çıktı.
İlk aşamada tamamlanan tesislerin hâlihazırda çocuklar ve gençler tarafından kullanılıyor olması, projenin hedeflerinin sahadaki karşılığını gösterirken, ikinci aşamada inşa edilecek 8 yeni tesisle bu etkinin daha geniş bir coğrafyaya taşınması hedefleniyor. Özellikle depremden etkilenen illerde yeni gençlik ve spor alanlarının oluşturulması, bölgedeki çocuk ve gençlerin sosyal hayata katılımının desteklenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Toplantının kapanışında Uluslararası Projeler Dairesi Başkanı Ümran Başar, projenin Gençlik ve Spor Bakanlığı açısından taşıdığı uluslararası iş birliği boyutuna dikkat çekti. Bakanlığın Avrupa Birliği ve KfW başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşları, JICA ve farklı uluslararası ortaklarla yürüttüğü çalışmaların, gençlik ve spor alanında Türkiye’nin uluslararası iş birliklerini güçlendirdiği ifade edildi.
Uluslararası Projeler Dairesi’nin bu süreçte farklı kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlayarak projelerin uygulanmasına katkı sunduğu, aynı zamanda Bakanlığın gençlik ve spor alanındaki deneyimlerinin uluslararası platformlarda paylaşılmasını desteklediği belirtildi. Gençlere yönelik yatırımların yalnızca fiziksel sonuçlar üretmediği; Türkiye’nin gençlik politikalarının ve spor alanındaki uygulama kapasitesinin uluslararası düzeyde görünür olmasına da katkı sağladığı vurgulandı.
Bu yaklaşımın iletişim boyutuyla da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, sahada ortaya çıkan sonuçların doğru biçimde belgelenmesi ve uluslararası kamuoyuna aktarılması, yeni iş birliklerinin ve uluslararası finansman kaynaklarının geliştirilmesi bakımından önemli bir araç olarak değerlendirildi. Başar, bu anlayışı “dijitalin hızı ile sahanın gerçekliğini birleştirmek” üzerinden tanımlayarak, gençlik ve spor alanında ortaya çıkan somut başarı hikâyelerinin uluslararası platformlara taşınmasının önemini ortaya koydu.
Kapanış değerlendirmelerinde ayrıca projenin hayata geçirilmesinde görev alan kamu kurumları, il müdürlükleri, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, KfW Kalkınma Bankası, Göç İdaresi Başkanlığı ve proje ekiplerinin katkılarına dikkat çekildi. Projenin şeffaf, objektif ve denetlenebilir bir biçimde yürütülmesinin, sağlanan finansmanın gençlere doğrudan fayda sağlayacak yatırımlara dönüştürülmesi kadar önemli olduğu ifade edildi.
Böylece 8. Yönlendirme Komitesi Toplantısı, projenin ilk aşamasında ortaya çıkan 23 tesislik somut altyapı kazanımının değerlendirilmesinin yanı sıra, ikinci aşamada gerçekleştirilecek 8 yeni tesisin uygulama sürecine ilişkin önemli bir değerlendirme platformu oldu.
Avrupa Birliği finansmanı, KfW Kalkınma Bankası’nın uygulama ve finansman iş birliği, Göç İdaresi Başkanlığı’nın FRIT kapsamındaki koordinasyonu ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın kurumsal sahipliğiyle yürütülen proje kapsamında toplam yaklaşık 47,5 milyon avroluk kaynakla 12 ilde 31 gençlik ve spor tesisinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Projenin 2028 yılı sonuna kadar devam edecek ikinci aşamasıyla birlikte yeni tesislerin tamamlanması, gençlerin sportif ve sosyal faaliyetlere erişiminin artırılması ve sporun sosyal uyuma katkısının daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanıyor.
“Korunmasız Gençlerin Daha İyi ve Kapsayıcı Spor ve Gençlik Altyapısıyla Güçlendirilmesi Projesi”, önümüzdeki dönemde de yalnızca yeni tesislerin kazandırılmasıyla değil; çocuk ve gençlerin bu alanlarda aktif biçimde yer almasını sağlayacak spor faaliyetleri, gençlik çalışmaları, sosyal etkinlikler ve iletişim faaliyetleriyle birlikte ilerlemeye devam edecek. Böylece proje, Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki iş birliğinin sahadaki somut örneklerinden biri olarak, gençlerin sporla buluştuğu, sosyal bağlarını güçlendirdiği ve geleceğe daha güçlü hazırlanabildiği kapsayıcı alanların oluşturulmasına katkı sunmayı sürdürecek.